Şahin Bey (1877 - 1920) Kimdir?

Şahin Bey (1877 - 1920) Kimdir?

Şahin Bey, Gaziantep ve Kurtuluş Mücadelesinin simgesi haline gelmiş ve bu uğurda canını seve seve vermiş bir vatan kahramanıdır.

Antep'in "Gazi" unvanını almasında en büyük katkılardan birisini sağlamış olan Şahin Bey, Gaziantep başta olmak üzere ülkemizin kurtuluşunda oldukça etkili isimlerden birisidir. Göstermiş olduğu vatanseverlik ve bu uğurda hiç düşünmeden canını seve seve vatana feda edişi, günümüz gençlerine örnek olur türden bir davranıştır. Bu noktada Kilis Yolu Elmalı Köprüsü üzerinde birkaç Kuva-i Milliye gönüllüsüyle Fransız Ordusuna meydan okuyan ve 'Düşman cesedimi çiğnemeden Ayıntab'a giremez' diyerek tek başına kalmasına rağmen düşmana göz açtırmayarak şehit olan, muhterem bir şahsiyettir. Şuanda ismini yaşatmak adına Gaziantep'in merkez ilçelerinden birisi olan Şahinbey İlçesine ismi verilmiştir.

Kimdir?

Şahin Bey, 1877 yılında Abdullah ve Ayyuş Hanım çiftinin çocukları olarak Gaziantep'in Bostancı mahallesinde dünyaya geldi. Asıl adı Mehmed Said olmakla birlikte Urfa yolunda ortaya koyduğu kahramanlıklar neticesinde kendisine "Şahin Bey" lakabı takılmıştır.

Daha çocuk yaştayken babasını kaybetmesinden dolayı dayısı tarafından himaye edilerek büyütülmüştür. 1902 yılına gelindiğinde 25 yaşındayken Zeynep isimli bir kadınla evlenme kararı almış ve evlilikten Hayri ve Mehmet Said isminde iki oğlu olmuştur.

Askerlik Hayatı

1899 yılında asker olarak Yemen'e gönderilen Şahin Bey, burada gösterdiği başarılar neticesinde başçavuşluğa kadar yükselmeyi başardı. 1911 yılında Trablusgarp Savaşı'na gönüllü olarak dahil oldu. Balkan savaşlarının patlak vermesinin sonrasında Çatalca cephesinde başarılı görevler üstlendi.

1. Dünya Savaşı

1914 yılında başlayıp 1918 yılında sona eren 1. Dünya Savaşından önce Galiçya cephesinde görev almakla birlikte 1917 yılında Sina Cephesinde görevlendirildi. Bu cephede çok başarılı işlerin altına imza atarak üstün bir vazife gösterdi ve "Mülâzımı Sâni (Günümüz rütbelerinden teğmene denk bir askeri rütbedir)" rütbesi aldı.

1918 yılında İngiliz kuvvetlerine esir olarak düştü ve 1919 yılında ki Mondros Mütarekesi'ne kadar esir kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kaldığı yıl, 13 Aralık 1919'da İstanbul'a geldi ve Harbiye Nezaretine başvurarak kendisine vazife verilmesini istedi. Harbiye Nezareti tarafından Urfa'nın Birecik kazası Askerlik Şubesi Başkanlığına atandı. Fakat o bu göreve gitmeden önce işgal altında ki Antep'i gördükten sonra, Antep Heyet-i Merkeziyesi'ne baş vurdu ve bunun neticesinde Mehmet Said'i, İstiklal mücadelesinin unutulmaz kahramanlarından birisi olan "Şahin Bey" yapacak Kilis-Antep yolu Kuvâ-yi Milliye komutanlığına getirildi.

Antep Savunması

Yıllarca cepheden cepheye koşmuş bir asker olarak özlem içinde döndüğü memleketine ve ailesine sadece bir gün vakit ayırabilen Şahin Bey, Ocak 1920 tarihinde köy köy dolaşarak gönüllü asker toplama gayreti içine girdi. Bu kapsamda köyleri dolaşıyor, cihadın ehemmiyetini ve faziletini anlatıyordu.

Bu gayretli çalışmaları neticesinde 200 kadar gönüllü toplamayı başarmıştı. Kilis-Antep yolu hem Antep hem de Urfa savunması için oldukça önemli noktalardan birisidir. Bu alanda düşmanın kaybedeceği bir gün, oldukça kıymetli ve ehemmiyetli olarak kabule edilmekteydi. Özellikle Fransızların Kilis-Antep yolunu kullanarak Antep'e ve Urfa'ya destek göndermelerini engellemek aynı zamanda işgale vurulabilecek en büyük darbe olacaktı. Bu noktada Şahin Bey kendisine haber gönderen Anteplilere şu cevabı vermektedir: "Müsterih olunuz. Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez!"

Düşman Komutanına Yazdığı Mektup

Şahin Bey ve yanında ki birkaç Kuva-i Milliye gönüllüsüyle birlikte 3 Şubat ve 18 Şubat 1920 tarihlerinde, 5 Kasım 1919'da İngilizlerden işgal hareketini devralan tam donanımlı Fransız birliklerini darmadağın etmiştir. Burada elde ettiği başarılı savunma neticesinde düşmanın Antep'e olan sevkıyatını durdurmayı başarmıştır.

Çok büyük bir başarıya imza atan Şahin Bey, düşman komutanına yolladığı mektuba şunları yazmıştır; "Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde şüheda kanı karışıktır... Din için, namus için, hürriyet için ölüme atılmak bize, Ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir. Bir gün evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz. Yoksa kıyarız canınıza."

Şehit Oluşu

Şahin Bey, Kilis-Antep yolu Kuvâ-yi Milliye komutanlığına getirilmesinin ardından bu alanda çok büyük başarıların altına imza atarak işgalci Fransızlara aman vermemiştir. Bu alanda milis güçleri organize ederek, çok az sayılarına rağmen büyük kahramanlıklarla başarılı neticeler almışlardır.

Bu kapsamda Şubat ve Mart aylarında Fransız ordusunun Antep ve Urfa'ya yapmayı planladıkları ve tam donanımlı ordularla destekledikleri sevkıyatları durdurmayı başarmış ve bu birliklerin geri çekilmelerini başarmıştır. 24 Mart tarihinde çok kalabalık bir Fransız ordusu, Urfa'ya doğru harekete geçmiştir. Fakat burada Kuvâ-yi Milliye güçleri tarafından ilerleyişleri durdurulmuştur. Ancak daha sonra Fransız güçlerine gelen takviye birlikler ve ağır ateş gücü karşısında Şahin Bey ve diğer Türk birlikleri geri çekilmek durumunda kalmıştır.

Fransızlar bu noktadan itibaren artık çıldırmak üzereydi. Özellikle Antep'e girmek artık Fransızlar için bir prestij meselesi haline gelmiş ve var güçleriyle saldırmaya başlamışlardır. 25 Mart 1920'de Fransız kuvvetleri, Andorya kumandasında yola çıkar. Bu kuvvetler içinde;

  • 8000 piyade
  • 200 süvari
  • 1 batarya top
  • 16 ağır makineli tüfek
  • Çok miktarda otomatik tüfek
  • 4 tank, bulunuyordu.

Şahin Bey, bu kadar büyük bir orduya karşı ise sadece 200 kadar Kuvâ-yi Milliye gönüllüsüyle karşı duracaktı. 25 Mart günü karşı karşıya gelen iki orantısız kuvvet arasında akşama kadar çatışmalar devam etmiş ve Şahin Bey, çok ciddi kayıplar vermiştir.

Bu sırada Şahin Bey, çok az kalan kuvvetlerine manevi destek vermek için gece gündüz uyumadan onların yanında durmaya çalışıyor ve manevi kuvvetlerinin yükselmesi için gayret ediyordu. 28 Mart sabah saatlerinde artık durum iyice kritik bir hal almıştı. Yanında kalan birkaç Kuvâ-yi Milliye gönüllüsü, durumun gittikçe kötüleşmesinden dolayı geri çekilmeyi tavsiye ettiklerinde onlara: "Düşman buradan geçerse ben Ayıntab'a ne yüzle dönerim, düşman ancak benim vücudum üzerinden geçebilir" şeklinde karşılık vermiştir.

Çatışmalar devam ederken artık 4. güne girilmiş ve sadece yanında 18 kişi kalmıştır. Elmalı köprüsünde meydana gelen çarpışmalar şiddetli çatışmalar devam ediyor ve yanında kalan bir avuç askerde teker teker şehit düşüyorlardı ve en son tek başına kalmıştı. Son kurşununa kadar kahramanca savaşmaya devam eden Şahin Bey, mühimmatı bittikten sonra yine saldırmaya devam etti ve düşmanla tüfeğini yere vurup kırdıktan sonra yumruklarıyla karşı koymaya devam etmiştir.

Silahsız olan Şahin Bey, düşmana öyle bir korku salmıştı ki yanına bile yaklaşmaya çekiniyorlardı. Düşman askerleri Şahin Bey'i ancak uzaktan ateş ederek şehit edebilmişti. Şahin Bey'in göstermiş olduğu azimli ve kararlı direnişe karşı Fransızlar o kadar öfkelenmişti ki şerefli bir şekilde şehit olan Şahin Bey'in vücudunu süngülerle parçalamışlardı.

Şahin Bey, şehit düştüğü Elmalı köprüsü yakınlarında, Gaziantep-Kilis karayolunun 28. kilometresinde anısına anıt mezar yaptırılmıştır.